Simdiye kadar onca sey yaptim, ne biliim universite kazandigim gun, mezun oldugum gun, is buldugum gun, birseyler basardigimi hissettigim gunler…cok buyuk mutluluklar yasadim… sevincten havalara uctum... Eminim bu basarilari elde edememis olsaydim, sevincten havalara uctugum o gunler yikim olurdu benim icin cunku olmasi icin kendimi sartladigim basarilardi bunlar.
su anda “istifa ediyorum” onceki basari kategorilerimden cok uzak bir adim ama bu saydiklarimda hissetmedigim kadar degisik bir haz aliyorum.. ilk defa yaptigim sey icime tam oturuyor sanki – kendim icin yaptigimi hissediyorum. Degisik.. hayatimin bundan sonrasinda cook mutlu olacagima inaniyorum ama hayallerim gercek olacak gibi bir israrim da yok :) olur-olmaz, olmasi icin elimden geleni yapicam, orasi kesin. Ama farkli olan su: mutlulugumu bu hayallerin gerceklesmesine dayandirmiyorum artik. Kesif benim kesfim, corak topraklar kesfedersem rotayi baska bir yere ceviririm ama kimsenin ayak basmadigi o corak topraklara ayak basmis olarak..
Ciktim bir yola.. adim adim yasamin getirdiklerini kesfediyorum, kendimi kesfediyorum. Su yolunu bulacak ve buna benimle birlikte sahitlik edin istiyorum.. Kim bilir, sizlerin de yelken acmaniza onculuk eder belki benim seruvenim.
Tuesday, October 30, 2012
Monday, October 29, 2012
O benim hayat dayanagim, can yoldasim
Bir bayan arkadasim grurla 8 yasindaki oglundan bahsediyor. "O da bana hayat arkadasligi yapiyor, bana destek oluyor, can yoldasi gibi, omzuna yaslaniyorum saclarimi oksuyor. Esim uzaklarda oldugunda..." Konusmanin gerisini dinleyemedim. Gozumde hemen su sahne canlandi.. Esi uzaklarda, esinin,hayat arkadasinin yoksunlugunu ceken bir kadin, ihtiyaclarini gidermek icin 8 yasindaki ogluna yuklenmis, cocuk da annesine " hayat arkadasligi" yapiyor, annesinin ihtiyaclarini gideriyor.. Cocuklar bizlerin ihtiyaclarini gidermek icin dunyaya gelmemeliler, anneler onlarin ihtiyaclarini gidermeli. Anne hayatinda eksikligini hissettigi seyleri cocugunun varligi ile doldurmaya calismamali.
Bu bahsettigim arkadasi cok iyi tanimiyorum, belki de bu seviyede yasanmiyordur anlattiklari, benim kafamda canlanan senaryo bu oldugu icin yazmak istedim cunku bunu bu sekilde yasayan cok insan taniyorum hayatimda. Cocuk anneye destek olmaya, onun iyi hissetmesi icin elinden geleni yapmaya basliyor, anne iyi hissetmiyorsa cocuk kendini sucluyor ve daha cok cabaliyor, zamanla anne/cocuk iliskisi ortadan kalkiyor ve cocuk annenin arkadasi/sirdasi/yoldasi vs oluyor... Olmasin! Cocuklar annelerinin varligini, destegini sadece kendi ihtiyaclarinin giderildigi anne-cocuk iliskisine doysunlar once bir.. Cocuk dogal olarak zaten annesini sevecek, annesinin zor zamanlarinda onu anlayacak, yaninda olacaktir ama bundan kendini sorumlu hissetmemeli hicbir zaman. Annesinin mutsuzluguna sahit olabilir bir cocuk, elbette bizler de insaniz ama anne bununla basedebilecegini, bunun cocugunun sucu olmadigini acikca ortaya koyabilmeli.
Bazilarinizin "ne var ki bunda, cocuk annesinin saclarini oksuyormus hic oksamasin mi"dedigini duyar gibiyim. Bunu kastetmiyorum, elbette olabilir cok da hos bir manzara ama derinlerde verilen mesaj da o anlik sevgi paylasimi olursa guzel.. Ben oglunun omzuna yaslanmis, saclarinin oksanmasiyla kendinden gecmis anne manzarasinda ne goruyorum biliyor musunuz "oglum, iyi ki varsin! Baban yok ama sen varsin, bana cok iyi geliyorsun! Bu yoksunlukla sen olmasan basedemem ben canim yavrum! Annenin sana ihtiyaci var. beni sakin yalniz birakma" Bu cok buyuk bir duygusal yuk cocuk icin, cocuk annesinin ihtiyaclarindan kendini sorumlu gormeye baslar ve kendi ihtiyaclarini ikinci plana atar, annesinden annelik talep edemez olur cunku annesinin ondan talepleri vardir iyi hissedebilmesi icin. Bu boyle surer gider, zaman icinde bicim degistirir, ama cocuk kendi oldugu icin sevilmedigini eger annesine ihtiyac duydugu seyi veremezse sevilmeyecegini, kabul gormeyecegini dusunur. Surekli anneyi mutlu etmeye odaklanir ve kendi mutlulugunu gozardi eder.
Dedigim gibi, arkadasimla sohbetimden daldim bu konulara, onun ozelinde yasanan budur demiyorum sadece bana hissettirdigini yaziyorum. Biraz olsun farkindalik yaratabilirsem ne mutlu bana. Bir gun icinizdeki bir bosluk duygusunu cocugunuzun varligiyla doldurmaya calistiginizi hissederseniz o dakika herseyi degistirebilme potansiyelini yakaladiginiz an olacaktir.
Bu bahsettigim arkadasi cok iyi tanimiyorum, belki de bu seviyede yasanmiyordur anlattiklari, benim kafamda canlanan senaryo bu oldugu icin yazmak istedim cunku bunu bu sekilde yasayan cok insan taniyorum hayatimda. Cocuk anneye destek olmaya, onun iyi hissetmesi icin elinden geleni yapmaya basliyor, anne iyi hissetmiyorsa cocuk kendini sucluyor ve daha cok cabaliyor, zamanla anne/cocuk iliskisi ortadan kalkiyor ve cocuk annenin arkadasi/sirdasi/yoldasi vs oluyor... Olmasin! Cocuklar annelerinin varligini, destegini sadece kendi ihtiyaclarinin giderildigi anne-cocuk iliskisine doysunlar once bir.. Cocuk dogal olarak zaten annesini sevecek, annesinin zor zamanlarinda onu anlayacak, yaninda olacaktir ama bundan kendini sorumlu hissetmemeli hicbir zaman. Annesinin mutsuzluguna sahit olabilir bir cocuk, elbette bizler de insaniz ama anne bununla basedebilecegini, bunun cocugunun sucu olmadigini acikca ortaya koyabilmeli.
Bazilarinizin "ne var ki bunda, cocuk annesinin saclarini oksuyormus hic oksamasin mi"dedigini duyar gibiyim. Bunu kastetmiyorum, elbette olabilir cok da hos bir manzara ama derinlerde verilen mesaj da o anlik sevgi paylasimi olursa guzel.. Ben oglunun omzuna yaslanmis, saclarinin oksanmasiyla kendinden gecmis anne manzarasinda ne goruyorum biliyor musunuz "oglum, iyi ki varsin! Baban yok ama sen varsin, bana cok iyi geliyorsun! Bu yoksunlukla sen olmasan basedemem ben canim yavrum! Annenin sana ihtiyaci var. beni sakin yalniz birakma" Bu cok buyuk bir duygusal yuk cocuk icin, cocuk annesinin ihtiyaclarindan kendini sorumlu gormeye baslar ve kendi ihtiyaclarini ikinci plana atar, annesinden annelik talep edemez olur cunku annesinin ondan talepleri vardir iyi hissedebilmesi icin. Bu boyle surer gider, zaman icinde bicim degistirir, ama cocuk kendi oldugu icin sevilmedigini eger annesine ihtiyac duydugu seyi veremezse sevilmeyecegini, kabul gormeyecegini dusunur. Surekli anneyi mutlu etmeye odaklanir ve kendi mutlulugunu gozardi eder.
Dedigim gibi, arkadasimla sohbetimden daldim bu konulara, onun ozelinde yasanan budur demiyorum sadece bana hissettirdigini yaziyorum. Biraz olsun farkindalik yaratabilirsem ne mutlu bana. Bir gun icinizdeki bir bosluk duygusunu cocugunuzun varligiyla doldurmaya calistiginizi hissederseniz o dakika herseyi degistirebilme potansiyelini yakaladiginiz an olacaktir.
14 kasim Etisalat son gunum
Kesinlessin artik hadi diye beklerken bu sabah elime kagitlari tutusturdular, cikis mulakat formlari... Icim burkuldu. Yani insana deger vermediklerini biliyorum ama bir anda yuzume carpmis oldu gercekler. Gidiyorum. 5 senelik kariyerim bu kagitlara sigacak ve bitecek. Icim buruk, ayriligin hicbir turlusu kolay degil.
Diger yandan icim kipir kipir. Hayatimda hic yapmadigim bir sey yapiyorum YETER diyorum ve yurumekte oldugum yolu koklerimi soke soke birakip bambaska hic bilmedigim yollara adim atiyorum :) yarinlar ne getirecek bilmiyorum, hersey olasi. Yarinlari bilmemek bana hic bu kadar heyecan vermemisti... Acelem yok, ne yapacaksin sorusuna cevap veremiyorum cunku gercekten BILMIYORUM :) bilmemenin keyfini cikartiyorum. Yarinlar benim, ne olacagini bilmesem de benim ve her anin tadini cikartmaya kararliyim.
Diger yandan icim kipir kipir. Hayatimda hic yapmadigim bir sey yapiyorum YETER diyorum ve yurumekte oldugum yolu koklerimi soke soke birakip bambaska hic bilmedigim yollara adim atiyorum :) yarinlar ne getirecek bilmiyorum, hersey olasi. Yarinlari bilmemek bana hic bu kadar heyecan vermemisti... Acelem yok, ne yapacaksin sorusuna cevap veremiyorum cunku gercekten BILMIYORUM :) bilmemenin keyfini cikartiyorum. Yarinlar benim, ne olacagini bilmesem de benim ve her anin tadini cikartmaya kararliyim.
Tuesday, October 23, 2012
Herkesin farkli degerleri var bu hayatta
Artik haber iyice yayildi. Gun boyu masama gelen giden eksik olmadi, herkes saskin. Herkes merak ediyor neden ayriliyorum ve en cok da nereye gidiyorum, bunu merak ediyorlar :) Baska bir is bulmadigimi soyledigimde gozlerinden gecen supheli bakislari okuyabiliyorum. Baska is buldugumu ama soylemedigimi dusunuyorlar :) Bense hala kendime sasiriyorum. Baskalarina defalarca aman is bulmadan ayrilma, calisirken is bulmak daha kolaydir diye tavsiye verdigimi hatirliyorum. Nasil oldu da bu degisim gerceklesti, hala sasiyorum. Su anda bunun sadece kisitlayici bir dusunce oldugunu gorebiliyorum. Ben sahip oldugum degerlerle, tecrubemle, kisiligimle ayni ben olmaya devam edicem, su anki isim sadece su an tasidigim bir kimlik. Ve bir sure bu kimligi tasimayacagim, olan bu. Gercek Lemis'in yasamasina, gelismesine izin verdigim surece hayat onume nice firsatlar sunacaktir. Yarinlar ne getirecek bilmiyorum ama sadece kendime hic guvenmedigim kadar guveniyorum. Yarinin kosullari neyi gerektirirse ona gore bir cozum elbet bulacagim, buna inaniyorum. Kaygilarimdan kurtuldum hafifledim resmen ;)
Bugun bir arkadasimla sohbet ediyorduk ve bu sohbet kendimi biraz daha analiz etmeme neden oldu. Bu arkadasim da benimle ayni kaderi paylasiyor. Ona da ekip verdiler, ilave sorumluluklar verdiler ama unvan-grade vermediler. O soyle dusunuyor. Abu Dhabi'deki hayatin ona sunduklari, ailesiyle zaman gecirebilmesi onun icin cok degerli. Yukselmenin ilave mesai saati demek oldugunu ve bunun aile dengesini sarsacagina inaniyor. Bunun kisitlayici bir dusunce oldugunu da soylemeliyim, belki oyle belki degil ama oyle olmak zorunda degil. Herkesin degerleri farkli dedim. Benim degerlerim DEGISIM, ISTEN KEYIF ALABILMEK, SINIRLARIMI ZORLAYACAK BIR ISTE CALISMAK, GELISIM. Ben su anda yaptigim is bu degerleri bana yasatmadigi icin ayriliyorum. Detayinda terfimin verilmemis olmasi vs olsada bu ana sebep degil. Arkadasim muhtemelen baska degerlere sahip GUVENDE OLMAK, AZ SAAT CALISMAK, STABIL OLMAK vs.. Dolayisi ile onda terfini alamamis olmasina ragmen bu onu benim kadar etkilemiyor. Herkesin degerlerinin ve onceliklerinin farkli oldugunu ve bunlar neticesinde ayni duruma maruz kalinsa bile farkli sonuclara varilacagini gosteren guzel bir ornek oldugunu dusundum. Kimseye kendi dogru gordugum tavsiyelerde bulunmamam icin kuvvetli bir hatirlatici bu bana.
Gecen gun babamla telefonda konusuyorduk. Bana dedi ki kizim, para herseydir, isine sahip cik. Eskiden olsa kavgaya bile girisirdim bunun dogru olmadigini kanitlamak icin. Ama bu sefer gulumsedim, dogrudur babacim dedim senin degerlerin dogrultusunda sana para hersey gibi geliyordur ama benim degerlerim farkli dedim. Anlayamadi elbette :) ama ben artik onu anliyorum, bu da bir gelisme.
Bugun bir arkadasimla sohbet ediyorduk ve bu sohbet kendimi biraz daha analiz etmeme neden oldu. Bu arkadasim da benimle ayni kaderi paylasiyor. Ona da ekip verdiler, ilave sorumluluklar verdiler ama unvan-grade vermediler. O soyle dusunuyor. Abu Dhabi'deki hayatin ona sunduklari, ailesiyle zaman gecirebilmesi onun icin cok degerli. Yukselmenin ilave mesai saati demek oldugunu ve bunun aile dengesini sarsacagina inaniyor. Bunun kisitlayici bir dusunce oldugunu da soylemeliyim, belki oyle belki degil ama oyle olmak zorunda degil. Herkesin degerleri farkli dedim. Benim degerlerim DEGISIM, ISTEN KEYIF ALABILMEK, SINIRLARIMI ZORLAYACAK BIR ISTE CALISMAK, GELISIM. Ben su anda yaptigim is bu degerleri bana yasatmadigi icin ayriliyorum. Detayinda terfimin verilmemis olmasi vs olsada bu ana sebep degil. Arkadasim muhtemelen baska degerlere sahip GUVENDE OLMAK, AZ SAAT CALISMAK, STABIL OLMAK vs.. Dolayisi ile onda terfini alamamis olmasina ragmen bu onu benim kadar etkilemiyor. Herkesin degerlerinin ve onceliklerinin farkli oldugunu ve bunlar neticesinde ayni duruma maruz kalinsa bile farkli sonuclara varilacagini gosteren guzel bir ornek oldugunu dusundum. Kimseye kendi dogru gordugum tavsiyelerde bulunmamam icin kuvvetli bir hatirlatici bu bana.
Gecen gun babamla telefonda konusuyorduk. Bana dedi ki kizim, para herseydir, isine sahip cik. Eskiden olsa kavgaya bile girisirdim bunun dogru olmadigini kanitlamak icin. Ama bu sefer gulumsedim, dogrudur babacim dedim senin degerlerin dogrultusunda sana para hersey gibi geliyordur ama benim degerlerim farkli dedim. Anlayamadi elbette :) ama ben artik onu anliyorum, bu da bir gelisme.
Monday, October 22, 2012
Pinokyo'nun da annesi kiziyor muymus?
Cocuklarla ilgili hikayeleri can kulagiyla dinlerim hep ve kendime dersler cikartirim. Bunlardan birini de sizinle paylasmak istedim..
Bir arkadasim, adi KARDELEN olsun J Ogluyla iletisiminde zaman zaman gerginlesip bagirdigini, kizdigini hatta arada vurdugunu soylemisti. Ama bunun tamamen degismesine sebep olan bir sey yasamis. Ogluna Pinokyo masalini okurken oglu “annesi kizmis mi, vurmus mu?” diye sormus. Dusunurseniz cocuklar boyle sorular sorar zaten, bazilarimizin hissedemeyecegi kadar spontan olarak cocugun aklina gelen bu soru masalla iligili gibi gozukse de aslinda cocugun dunyasindan cok onemli bir alinti. Onun gercekligini yansitiyor. “Hata yaparsam anne bagirir ve hatta vurabilir.” O yuzden masum bir sekilde masalda da bu detayi ariyor merakla.
KARDELEN bu soruyu duyunca gecistirmemis, hatta onda tamamen farkli bir duygusal surec baslatmis. Oglunun penceresinden goruvermis “bagirmak” ve “vurmak”eyleminin niteligini. Ve o gunden beri bagirmayi ve vurmayi rafa kaldirmis, boyle de olabiliyormus diyor. Ben cok etkilendim bu hikayeden. KARDELEN diyor ki, “50 bin kere okumus da olsam „cocugunuzu oldugu gibi kabul edin“ lafini cocugumu oldugu gibi kabul etmedigimi farkettim o an «
Cocuklarimiz bazen bizi cildirtan, bize dogru gelmeyen seyler yapabiliyorlar. Sizi sinamak icin, sadece deneyip gormek icin, meraktan, kendilerini ifade edememekten vs vs.. bir suru nedenden oturu toplumun ve en onemlisi bizim kabul etmedigimiz davranislarda bulunabiliyorlar. Bagirmak ve vurmak o anda istenmeyen davranisi kesse de uzun vadede kalici bir etki yaratmiyor. Bu demek degil ki cocuga hic kizmayacagiz, elbette annenin sinirlarini bilecek cocuk. Arada bir annenin de cildirip bagirmasinda bir sakinca yok elbet J o zaman aa benim annem de insanmis diyecek cocuk, sabri tasabiliyormus J yeter ki sureklilik gostermesin. Yeter ki cocuklarimizi bizim kabul etmedigimiz sekilde davrandiklari icin suclu/hatali/kabul edilmemis hissettirmeyelim. Anne olarak isimiz cooook zor ! Ama biz degiserek, hatalarimizi duzelterek cocuklarimiza en buyuk seyi ogretiyoruz « herkes hata yapar ve degismek, gelismek mumkundur, anne icin bile »
Blogumda hikayelere yer verirken her zaman cozumu de beraberinde sunamiyorum. Cunku hepimiz farkli degerlere, farkli aile yapisina, farkli karakterlere sahibiz. Sizin cocugunuzun uygunsuz davranisinda bagirmamak yerine ne yapabilirsinizin cevabi maalesef bende yok. Ama farkindalik cozume giden ilk adim. Bagirip, vurdugunuz zamanlarda ne yaptiginizin bunun cocuk uzerindeki etkisinin farkinda olun yeter. Zamanla kendi cozumunuzu kendiniz uretebilirsiniz.
Boncuk uzulmus mu?
Bir arkadas davetinde Kaan beni yanina cagirinca cocuklarin odasina gittim ve cocuklardan birini duvarin kenarina buzusmus uzgun uzgun otururken gordum. Diger cocuklar oyuna dalmis farkinda degillerdi.
Bu ufakligin adi BONCUK olsun :)
Hemen yanina coktum, onun gibi duvara yapisip dizlerimi toparlayip minicik oldum.
Ben - Boncuga ne olmus ?
Boncuk - ….. ( ses yok ama onun hizasina inip onunla ilgilenmemden etkilendigini gorebildim. )
Ben- Boncuk uzulmus mu ?
Boncuk – …(urkek bir bakis ve kafa sallama)
Ben – Oooo, boncuk cok uzulmus..
Bu sirada diger cocuklar da birseyler oldugunu farkedip etrafimiza toplandilar, hepsi oturdular :) belki de oyun oynuyoruz sandilar..
Ben- Boncuga nasil yardimci olabiliriz ?
Cocuklar hoplayip ziplamaya boncugu oyuna davet etmeye calistilar kendilerince, onu guldurmeye calistilar.
Ben – Boncuk gulmek istemiyor mu ?
Boncuk – …. (kafa sallar hayir manasinda)
Ben – O zaman hadi hepimiz uzulelim (suratimi komik ama uzgun bir sekle sokarim)
Cocuklar da beni izler..
Boncuk - .. (biyik alti ufak bir gulumseme…)
Ben – Artik gulebilir miyiz ?
Boncuk – ….(kafa sallar hayir manasinda.)
Ben – Hadi yine uzulelim o zaman, Boncuk bize soylesin ne zaman gulmek istedigini.
Boncuk – … (biraz duraklar ve baslar gulmeye :) )
Yaptigim ne oldu diye dusundugumde farkettim ki Boncugun uzgun hissetmesini kabullendim, onun seviyesine indim, empati yaptim. Ne oldu- neden oldu diye sorgulamadim, sen de sunu yap bunu yap demedim. Sadece onun icin orada oldugumu gosterdim ve duygusunu adlandirdim, yasamasina izin verdim. Hatta cocuklar da dahil olunca daha etkili oldu sanirim. Ve kendi kendine uzuntusunu atlatabildi.
Cocuklarimizin duygularini adlandirir onlara bu duyguyu yasamalari icin alan tanirsak bu duygularin normal oldugunu, yanlis bir sey yapmadiklarini hisseder ve etkisinden cabuk kurtulurlar. Kendini, duygularini ifade etmekten korkmayan cocuklar yetistirebilmemiz dileklerimle….
Hemen yanina coktum, onun gibi duvara yapisip dizlerimi toparlayip minicik oldum.
Ben - Boncuga ne olmus ?
Boncuk - ….. ( ses yok ama onun hizasina inip onunla ilgilenmemden etkilendigini gorebildim. )
Ben- Boncuk uzulmus mu ?
Boncuk – …(urkek bir bakis ve kafa sallama)
Ben – Oooo, boncuk cok uzulmus..
Bu sirada diger cocuklar da birseyler oldugunu farkedip etrafimiza toplandilar, hepsi oturdular :) belki de oyun oynuyoruz sandilar..
Ben- Boncuga nasil yardimci olabiliriz ?
Cocuklar hoplayip ziplamaya boncugu oyuna davet etmeye calistilar kendilerince, onu guldurmeye calistilar.
Ben – Boncuk gulmek istemiyor mu ?
Boncuk – …. (kafa sallar hayir manasinda)
Ben – O zaman hadi hepimiz uzulelim (suratimi komik ama uzgun bir sekle sokarim)
Cocuklar da beni izler..
Boncuk - .. (biyik alti ufak bir gulumseme…)
Ben – Artik gulebilir miyiz ?
Boncuk – ….(kafa sallar hayir manasinda.)
Ben – Hadi yine uzulelim o zaman, Boncuk bize soylesin ne zaman gulmek istedigini.
Boncuk – … (biraz duraklar ve baslar gulmeye :) )
Yaptigim ne oldu diye dusundugumde farkettim ki Boncugun uzgun hissetmesini kabullendim, onun seviyesine indim, empati yaptim. Ne oldu- neden oldu diye sorgulamadim, sen de sunu yap bunu yap demedim. Sadece onun icin orada oldugumu gosterdim ve duygusunu adlandirdim, yasamasina izin verdim. Hatta cocuklar da dahil olunca daha etkili oldu sanirim. Ve kendi kendine uzuntusunu atlatabildi.
Cocuklarimizin duygularini adlandirir onlara bu duyguyu yasamalari icin alan tanirsak bu duygularin normal oldugunu, yanlis bir sey yapmadiklarini hisseder ve etkisinden cabuk kurtulurlar. Kendini, duygularini ifade etmekten korkmayan cocuklar yetistirebilmemiz dileklerimle….
Wednesday, October 17, 2012
Son hafta
Bu hafta basinda mudurlerime mail atip bu hafta kararimi vermek istedigimi ve bana teklif edecekleri pozisyonun detaylarini gondermelerini istedim ama ses yok. Bu hafta Gitex nedeniyle ofiste degiller ama bunu mazeret kabul etmiyorum. 3 eylulden beri bol bol vakitleri vardi. Zaten bir sey yapabileceklerine inanmamistim.
Su anda dosyalarimi kopyaliyorum. Yavas yavas vedalasiyorum masamla, isimle..sessiz sedasiz. Onumuzdeki pazar da istifami sisteme koyacagim, chro ya gondericem yazili istifami. Artik kendimi buraya vermem cok zor gozukuyor, olay terfi almaktan cok daha derin gibi gozukuyor. Artik bu isi yapmaktan, gelismeye acik olmayan is ortami ve insanlardan uzak olmak istiyorum. Buraya ait hissetmiyorum kendimi. Neden bu kadar zaman bekledim, unvanimi alayim en azindan diye ama olmadi, olamayacak. Basindan beri biliyordum belki de. Kendime deger vermeyen bendim, bana deger vermiyorlar diye suclayarak vicdan rahatlatiyordum. Artik bitti. Gerek kalmadi bu oyunlara :)
Simdi kendimi ozgur hissediyorum. Yeni adimlar atmaya hazir. Merak ediyorum gelecek neler getirecek. Tatli bir merak :)
Su anda dosyalarimi kopyaliyorum. Yavas yavas vedalasiyorum masamla, isimle..sessiz sedasiz. Onumuzdeki pazar da istifami sisteme koyacagim, chro ya gondericem yazili istifami. Artik kendimi buraya vermem cok zor gozukuyor, olay terfi almaktan cok daha derin gibi gozukuyor. Artik bu isi yapmaktan, gelismeye acik olmayan is ortami ve insanlardan uzak olmak istiyorum. Buraya ait hissetmiyorum kendimi. Neden bu kadar zaman bekledim, unvanimi alayim en azindan diye ama olmadi, olamayacak. Basindan beri biliyordum belki de. Kendime deger vermeyen bendim, bana deger vermiyorlar diye suclayarak vicdan rahatlatiyordum. Artik bitti. Gerek kalmadi bu oyunlara :)
Simdi kendimi ozgur hissediyorum. Yeni adimlar atmaya hazir. Merak ediyorum gelecek neler getirecek. Tatli bir merak :)
Subscribe to:
Posts (Atom)