Ciktim bir yola.. adim adim yasamin getirdiklerini kesfediyorum, kendimi kesfediyorum. Su yolunu bulacak ve buna benimle birlikte sahitlik edin istiyorum.. Kim bilir, sizlerin de yelken acmaniza onculuk eder belki benim seruvenim.
Sunday, September 23, 2012
Ilk satisimi yaptim :)
Senelerdir ugrasirim hobilerimle. Daha okula gitmezken bile bezden elbiseler dikerdim barbie bebeklerime, kagitlari kirpik kirpik yapardim, kedi merdiveni yapmaya bayilirdim. Orta okulda boncuk agac yapmaya basladim. 2005 senesinde fimo ile tanistim ve asik oldum bu harika malzemeye ve yapabildiklerime. Abu Dhabi' ye geldikten sonra bunlara amigurumi ve scrapbooking ekledim. Simdi ilk defa bu eylul ayinda icimde kelebekler ucusuyor, hobilerimi ise donusturmeye basliyorum. Yavas yavas sitemi kuruyorum, urunler hazirliyorum, urun fotolari cekmeyi ogreniyorum... Bugun sirketten bir arkadasa tam 12 tane kart sattim :) resmen vermek istemedi bir yanim kartlari cunku hepsini cok seviyorum :) kartlar begenildigi icin grurlandim da... Ilk satisimi yaptim :) LemiSphere bir gun unlu oldugunda bugunu hatirlarim artik ;)
Kendini elestirmek
Gecenlerde arkadaslarimla insanin kendini elestirmesi uzerine yazisiyorduk. Bence kendi icine bakabilmek, kendini elestirebilmek gelisim icin gerekli bir meziyet. Dusunuyorum da.. ne zaman kendi icime bakar oldum acaba.. Zannediyorum evlendikten sonra, kendi yuvami kurup ilk defa kendime ait bir ortamim olduktan sonra farketmeye basladim bir seylerin beni mutsuz ettigini.. Herseye sahiptim, harika bir is, harika bir es, harika bir ev... ama surekli agliyordum. O zaman icimde bir seylerden kaynaklandigini farkettim ve psikanalize gitmeye basladim. Ic dunyami, kim oldugumu, ne istedigimi sorgulamaya, bulamadigim cevaplari aramaya koyuldum.
Kendi icine bakabilmek, can yakan bir surec. Cunku insan kendini kandiramiyor, zamanla kendi kendinin en sert elestirmeni oluyor. Bunu yapabildigim icin kendimle de daha barisik olmaya basladigimi hissediyorum. Kendimi oldugum gibi kabul etmeyi ogreniyorum. Boyle davrandim, boyle hissettim, su nedenle boyle davranmis olabilirim, soyle iyilestirebilirim vs vs vs.... Bazen kendime sasiriyorum.. :) kendi kendimi sasirtmaya devam edecegim sanirsam uzunca bir sure daha..
Kendi icine bakabilmek, can yakan bir surec. Cunku insan kendini kandiramiyor, zamanla kendi kendinin en sert elestirmeni oluyor. Bunu yapabildigim icin kendimle de daha barisik olmaya basladigimi hissediyorum. Kendimi oldugum gibi kabul etmeyi ogreniyorum. Boyle davrandim, boyle hissettim, su nedenle boyle davranmis olabilirim, soyle iyilestirebilirim vs vs vs.... Bazen kendime sasiriyorum.. :) kendi kendimi sasirtmaya devam edecegim sanirsam uzunca bir sure daha..
Saturday, September 22, 2012
Pazar sendromu ya da Etisalat sendromu mu demeliyim?
Isbasi.. Turkiye'deyken pazartesi sendromu idi simdi pazar sendromu. Geldim ise.. Haftasonu arasindan sonra beni tek motive eden sey cici bici giyinip suslenip evden cikmak. Ise dair hicbir heyecanim kalmadi. Uzun zamandir da boyle. 3 eylulde istifa ettim, kabul etmiyoruz bize 2-3 hafta ver ne yapabilecegimize bakalim dediler. Bekliyorum.. Peki neden? Bu sabah hissettiklerimi degistirebilecek mi bana sunacaklari? Neden bekliyorum? Bunun yerine evimde hobilerimle vakit gecirip aklimdan gecen fikirlere adam akilli zaman ayirip oglumla ilgilenip cok daha kaliteli zaman gecirebilirim. Bakalim su yolunu nasil bulacak...
12:11 > Az evvel bir toplanti yaptik.. Ben benim mudur ve benimle calisan iki kisi. Toplantiyi talep eden mudurum. Iki tane urunum var bunlarin performansindan memnun degilmis yonetim, nasil iyilestiririz? Gayet guzel, beklentim beraber brainstorming yapmak ve goremedigimiz alanlara el atip sinirlarimizi zorlayip belki de ortaya hakkaten fark yaratacak birseyler cikartmak. Toplaniyoruz. Herkes birbirine bakiyor, toplantiyi isteyen mudur onda da tik yok.. Ben sozu aliyorum, toplantinin konusu bu nasil ilerlemek istersin diye mudurume soruyorum ses yok. O zaman diyorum performansi etkileyen basliklari belirleyip her alani kendi ozelinde tartisalim fikirler ortaya atalim.. Tum toplanti boyunca birileri de birseyler ortaya cikartsin diye itekleyip durdum. Sorular sordum, yok... Sonunda mudurum bence bunlar yeterli, yeteri kadar sey yapiyoruz zaten demez mi... Ama ortaya ne performansi artiracak bir fikir atildi ne de yenilikci bir fikir. Her gun yaptigimiz seyleri konusup bir de mudurden nerdeyse aferin alacaktik. Simdi diyeceksiniz ki bunun nesi kotu? Surasi... Ortamda kendimi daha ileriye goturecek itici kuvvetler yok.. Benden ustun fikirler ureten beyinler yok.. Ben neden caba sarfedeyim ki diye kalakaliyorum.. Ben fikir atsam da bunu uygulayip takdir edecek insanlar yok.. Al sana bir baska istifa nedeni...
12:11 > Az evvel bir toplanti yaptik.. Ben benim mudur ve benimle calisan iki kisi. Toplantiyi talep eden mudurum. Iki tane urunum var bunlarin performansindan memnun degilmis yonetim, nasil iyilestiririz? Gayet guzel, beklentim beraber brainstorming yapmak ve goremedigimiz alanlara el atip sinirlarimizi zorlayip belki de ortaya hakkaten fark yaratacak birseyler cikartmak. Toplaniyoruz. Herkes birbirine bakiyor, toplantiyi isteyen mudur onda da tik yok.. Ben sozu aliyorum, toplantinin konusu bu nasil ilerlemek istersin diye mudurume soruyorum ses yok. O zaman diyorum performansi etkileyen basliklari belirleyip her alani kendi ozelinde tartisalim fikirler ortaya atalim.. Tum toplanti boyunca birileri de birseyler ortaya cikartsin diye itekleyip durdum. Sorular sordum, yok... Sonunda mudurum bence bunlar yeterli, yeteri kadar sey yapiyoruz zaten demez mi... Ama ortaya ne performansi artiracak bir fikir atildi ne de yenilikci bir fikir. Her gun yaptigimiz seyleri konusup bir de mudurden nerdeyse aferin alacaktik. Simdi diyeceksiniz ki bunun nesi kotu? Surasi... Ortamda kendimi daha ileriye goturecek itici kuvvetler yok.. Benden ustun fikirler ureten beyinler yok.. Ben neden caba sarfedeyim ki diye kalakaliyorum.. Ben fikir atsam da bunu uygulayip takdir edecek insanlar yok.. Al sana bir baska istifa nedeni...
Kolumdan cekistirme anne!
Etrafimdaki anne-cocuk davranislari benim icin en buyuk uyaran, surekli izliyorum ve analiz ediyorum. Yine haftasonu karsilastigim bir manzarayi aktarayim:
Otelde lobideyim, bir yaslarinda bir bebek emekliyor sonra kalkip yuruyor surunuyor vs..etrafinda kimseyi goremiyorum o sekilde dikkatimi cekiyor cunku sus havuzuna dusebilir.. Sonra bir zaman sonra bir kadin sinirli sinirli hizli adimlarla lobiye dogru geliyor bir bakiyorum ayni cocugun koluna yapismis resmen surukluyor, anne onde cocuk arkada. Tahminim cocuk uzaklasti anne sinirlendi ve kendince dislin uyguluyor ofkesini ve gucunu cocuga gostererek..
Anne ne hissediyor: kizgin, bikkin "ufff bi durmadin yerinde ki rahat edeyim, gozden kaybolma uzaklasma demedim mi ben sana, ne bicim cocuksun"
Cocuk ne hissediyor:
saskin cunku tek yaptigi kendi olmak, yurumek, surunmek, kesfetmek, oynamak.. Ama demek ki yanlis yapmisim diye hissediyor cunku anne kizdi
Caresiz cunku kolundan tutmus anne "benim yanimda sen bir hicsinn" dercesine kuvvet uygulayarak cocugu pesisira surukluyor,
Uzgun cunku neyi yanlis yaptigini anlayamadi ve istedigi seyi yapmaktan alikonuldu.
Bunlar benim yorumlarim elbette gercekte durum neydi anne cocuga ne soyledi vs bilmiyorum. Ama uzaktan gorunen bundan ibaretti. Inanilmaz ofkeleniyorum boyle manzaralara, o cocugun caresizligini uzuntusunu taa yuregimde hissediyorum. Elimde olsa o kadini aynen onun yaptigi gibi kolundan tutar pesimden aynen oyle suruklerim ki anlasin ne kadar kotu bir his oldugunu.
Bu sekilde annesi tarafindan disiplin adi altinda saga sola cekistirilen, nedeni aciklanmadan istediklerini yapmaktan alikonan cocuklar ileride guvensiz, adim atmaktan korkan yetiskinler olabilirler. Ya da anneye tepki olarak surekli toplumun kabul etmeyecegi davranislarda bulunan insanlara donusebilirler. Ya da kendini kabulettirebilme kaygisi ile hepmdogrulari yapmaya calisip mutsuz olabilirler. Her durumda cocugun saglikli bir ruh hali ile buyume hakki elinden alinmis oluyor.... Cok uzuluyorum. . .
Otelde lobideyim, bir yaslarinda bir bebek emekliyor sonra kalkip yuruyor surunuyor vs..etrafinda kimseyi goremiyorum o sekilde dikkatimi cekiyor cunku sus havuzuna dusebilir.. Sonra bir zaman sonra bir kadin sinirli sinirli hizli adimlarla lobiye dogru geliyor bir bakiyorum ayni cocugun koluna yapismis resmen surukluyor, anne onde cocuk arkada. Tahminim cocuk uzaklasti anne sinirlendi ve kendince dislin uyguluyor ofkesini ve gucunu cocuga gostererek..
Anne ne hissediyor: kizgin, bikkin "ufff bi durmadin yerinde ki rahat edeyim, gozden kaybolma uzaklasma demedim mi ben sana, ne bicim cocuksun"
Cocuk ne hissediyor:
saskin cunku tek yaptigi kendi olmak, yurumek, surunmek, kesfetmek, oynamak.. Ama demek ki yanlis yapmisim diye hissediyor cunku anne kizdi
Caresiz cunku kolundan tutmus anne "benim yanimda sen bir hicsinn" dercesine kuvvet uygulayarak cocugu pesisira surukluyor,
Uzgun cunku neyi yanlis yaptigini anlayamadi ve istedigi seyi yapmaktan alikonuldu.
Bunlar benim yorumlarim elbette gercekte durum neydi anne cocuga ne soyledi vs bilmiyorum. Ama uzaktan gorunen bundan ibaretti. Inanilmaz ofkeleniyorum boyle manzaralara, o cocugun caresizligini uzuntusunu taa yuregimde hissediyorum. Elimde olsa o kadini aynen onun yaptigi gibi kolundan tutar pesimden aynen oyle suruklerim ki anlasin ne kadar kotu bir his oldugunu.
Bu sekilde annesi tarafindan disiplin adi altinda saga sola cekistirilen, nedeni aciklanmadan istediklerini yapmaktan alikonan cocuklar ileride guvensiz, adim atmaktan korkan yetiskinler olabilirler. Ya da anneye tepki olarak surekli toplumun kabul etmeyecegi davranislarda bulunan insanlara donusebilirler. Ya da kendini kabulettirebilme kaygisi ile hepmdogrulari yapmaya calisip mutsuz olabilirler. Her durumda cocugun saglikli bir ruh hali ile buyume hakki elinden alinmis oluyor.... Cok uzuluyorum. . .
Pregos, Italyan
Konum: tourist club area' da Beach Rotana otel icinde.
Menu: Italyan mutfagi. Pizza, makarna, risotto, et- tavuk- balik hersey var.
Denediklerim: Mantarli risotto harika gerci biraz fazla geliyor.
Fiyat: Rotana kartiniz varsa iki kisi %50, uc kisi %22 indirim var. Biz uc kisi, bir cocuk, iki kadeh sarap icin 500 dhs civari hesap geldi. Cok ucuz bir restoran degil.
Ortam: Ferah sicak bir atmosferi var. hava guzellestiginde terasinda da keyifli bir yemek yenebilir.
Servis: Guler yuzlu bir ekip, hizli servis.
Tekrar gider miyim? Kesinlikle evet :)
Menu: Italyan mutfagi. Pizza, makarna, risotto, et- tavuk- balik hersey var.
Denediklerim: Mantarli risotto harika gerci biraz fazla geliyor.
Fiyat: Rotana kartiniz varsa iki kisi %50, uc kisi %22 indirim var. Biz uc kisi, bir cocuk, iki kadeh sarap icin 500 dhs civari hesap geldi. Cok ucuz bir restoran degil.
Ortam: Ferah sicak bir atmosferi var. hava guzellestiginde terasinda da keyifli bir yemek yenebilir.
Servis: Guler yuzlu bir ekip, hizli servis.
Tekrar gider miyim? Kesinlikle evet :)
Beach Rotana, Abu Dhabi
Haftasonu bir geceligine Beach Rotana' da kaldik. Booking.com uzerinden bir arkadasim smart deal yakaladi ve kahvalti dahil oda fiyati AED 298'e kaldik. Super fiyat!
Varis ve karsilama:11 gibi vardik, cok kalabalik degildi. Resepsiyonist gayet guler yuzluydu. Erken olmasina ragmen hemen odamiza yonlendirildik.
Oda:ufak ve fazla gunes almayan bir odaydi. Biraz da rutubet kokusu vardi ama onun disinda gayet konforluydu. Yataklar temiz ve rahat, banyo gayet temizdi.
Tesis:cok yeni bir tesis degil ama hos bir havasi var. Lobi aydinlik ve yuksek tavaniyla rahat bir ortam. Havuza biraz yurumek gerekiyor. Bol yesillikli, cimenli, agac golgesi bulabileceginiz bir ortam yaratmislar. Havuz gayet serindi. Cocuk havuzu da gayet guzel, oyun parki da vardi. Mini club odasini hic begenmedim ama, eeski pusku oyuncaklar ve minicik bir alan. Kumsal cok dar, deniz hemen karsisindaki Sowwah island nedeni ile havuz gibi hissettiriyor :) denizde kopuklenme vardi cok ya kumun cinsinden ya da karsisindaki insaatlardan. Dibi de balcik gibiydi. Binanin icinden Abu Dhabi Mall' a dogrudan erisim olmasi cok hos.
Restoran ve bar: Aksam yemegini Pregos' ta yedik. Cok lezzetliydi yemekler. Sabah kahvaltisi Essense' de, ufak ve guzel bir bufeydi. Havuz kenarindaki restoran da gun boyu lezzetli fast fod secenekleri sunuyor. Ispanakli tavuklu wrap superdi. Traders Vic cok karanlik geldi bana muzik cok hostu ama salsa bilmiyorsan dansetmeye cesaret edemiyor insan, salsa severerin uygulama mekani olmus anlasilan. Ickileri de kocakoca kaselerin bardaklarin icinde veriyorlar :)
Lobideki cafenin tatlilari fena degil. Black-white cheesecake e bayildim mmmmmmmmm
Genel olarak havuzun serinligi, lobinin rahatlatici havuz sipirtilari ve aydinligi, guzel restoranlari ile aklimda yer eden bir otel oldu. Yine gider miyim? Fiyat bu kadar iyi olursa evet ama daha fazla para verilecek bir otel degil kesinlikle.
Varis ve karsilama:11 gibi vardik, cok kalabalik degildi. Resepsiyonist gayet guler yuzluydu. Erken olmasina ragmen hemen odamiza yonlendirildik.
Oda:ufak ve fazla gunes almayan bir odaydi. Biraz da rutubet kokusu vardi ama onun disinda gayet konforluydu. Yataklar temiz ve rahat, banyo gayet temizdi.
Tesis:cok yeni bir tesis degil ama hos bir havasi var. Lobi aydinlik ve yuksek tavaniyla rahat bir ortam. Havuza biraz yurumek gerekiyor. Bol yesillikli, cimenli, agac golgesi bulabileceginiz bir ortam yaratmislar. Havuz gayet serindi. Cocuk havuzu da gayet guzel, oyun parki da vardi. Mini club odasini hic begenmedim ama, eeski pusku oyuncaklar ve minicik bir alan. Kumsal cok dar, deniz hemen karsisindaki Sowwah island nedeni ile havuz gibi hissettiriyor :) denizde kopuklenme vardi cok ya kumun cinsinden ya da karsisindaki insaatlardan. Dibi de balcik gibiydi. Binanin icinden Abu Dhabi Mall' a dogrudan erisim olmasi cok hos.
Restoran ve bar: Aksam yemegini Pregos' ta yedik. Cok lezzetliydi yemekler. Sabah kahvaltisi Essense' de, ufak ve guzel bir bufeydi. Havuz kenarindaki restoran da gun boyu lezzetli fast fod secenekleri sunuyor. Ispanakli tavuklu wrap superdi. Traders Vic cok karanlik geldi bana muzik cok hostu ama salsa bilmiyorsan dansetmeye cesaret edemiyor insan, salsa severerin uygulama mekani olmus anlasilan. Ickileri de kocakoca kaselerin bardaklarin icinde veriyorlar :)
Lobideki cafenin tatlilari fena degil. Black-white cheesecake e bayildim mmmmmmmmm
Genel olarak havuzun serinligi, lobinin rahatlatici havuz sipirtilari ve aydinligi, guzel restoranlari ile aklimda yer eden bir otel oldu. Yine gider miyim? Fiyat bu kadar iyi olursa evet ama daha fazla para verilecek bir otel degil kesinlikle.
Thursday, September 20, 2012
Kitap okuyamiyorum..okuyamiyordum :)
Ben kitap okumayan - okuyamayan biriydim. Bunun nedenlerini cok dusunurdum. Hicbir zaman annemle babami ya da ablami elinde kitapla gormemis olmam, kitap okumami tesvik eden bir egitim sisteminde yetismemis olmam vs vs vs... Yok, cevabini bulamiyordum. Okuyabildigim tek kitap Harry Potter serisi :) Hatta bir solukta okuyarak kendimi de cok sasirtmistim. Gazete de okumam - okuyamam. Bunalirim.. sikinti basar beni. Sirf kitap okuyayim diye kitap gecelerine katilmaya basladim ama kitap gecelerine okumadan giden tek sahsiyet olarak rekor kirdim :)
Dedim ya degisiyorum, bir degisim dalgasina kapildim surukleniyorum. Bir dalga da artik kitap okuyan hatta bundan cok keyif alan biri haline gelmis olmam :) Nasil mi oldu?.. Tam cozememis olsam da soyle yorumluyorum:
Bundan birkac ay once kitap gecesi icin bir kitap (Frank McCourt Angela'nin Kulleri) okurken duygusal olarak bana iyi hissettirmedigini farkettim kitabin.. Kitabi okurken hungur hungur agliyordum ve etkisinden cikamiyordum bir sure.. Ve sunu farkettim.. Kitaptaki duygulari sahiplenip, karakterleri resmen uzerime giyerek okuyordum kitabi ben.. Kaygilarim yuzunden okuyamiyordum. Zaten kaygi denizinde yuzen bir sahsiyet oldugum icin de fazla geliyor, tasiyamiyordum. Peki Harry Potter'i nasil okudum?.. Cunku o fantastik bir dunya, sihirli-buyulu bir dunya :) Elimde sihirli asam bir seruvenden digerine kosarak izledim Harry'yi..Kaygilarima carpmadan :)
Son iki ayda 4 kitap okudum :)
Paul Auster - Sans Muzigi
Grange - Sisle Gelen Yolcu
Debbie Macomber - Kucuk Mucizeler Dukkani
Elif Safak - Iskender
Hepsi de birbirinden farkli, degisik duygularla yuklu kitaplar. Ve cok keyif aldim hepsinden de.. Peki ne degisti? BUYUYORUM... Kaygilarimdan ariniyorum.. Kaygilarim azaldikca karsima cikan duygulari uclarda yasamiyorum, sahiplenmiyorum, cagrisimlar azaliyor ve o duygular canimi yakmiyor eskisi kadar. Buyumek guzelmis :) 30 yasindan sonra icimdeki cocugu buyutuyor kaygilarini gideriyorum, ama bu baska bir yazi basligi olabilecek kadar derin bir konu ;)
Dedim ya degisiyorum, bir degisim dalgasina kapildim surukleniyorum. Bir dalga da artik kitap okuyan hatta bundan cok keyif alan biri haline gelmis olmam :) Nasil mi oldu?.. Tam cozememis olsam da soyle yorumluyorum:
Bundan birkac ay once kitap gecesi icin bir kitap (Frank McCourt Angela'nin Kulleri) okurken duygusal olarak bana iyi hissettirmedigini farkettim kitabin.. Kitabi okurken hungur hungur agliyordum ve etkisinden cikamiyordum bir sure.. Ve sunu farkettim.. Kitaptaki duygulari sahiplenip, karakterleri resmen uzerime giyerek okuyordum kitabi ben.. Kaygilarim yuzunden okuyamiyordum. Zaten kaygi denizinde yuzen bir sahsiyet oldugum icin de fazla geliyor, tasiyamiyordum. Peki Harry Potter'i nasil okudum?.. Cunku o fantastik bir dunya, sihirli-buyulu bir dunya :) Elimde sihirli asam bir seruvenden digerine kosarak izledim Harry'yi..Kaygilarima carpmadan :)
Son iki ayda 4 kitap okudum :)
Paul Auster - Sans Muzigi
Grange - Sisle Gelen Yolcu
Debbie Macomber - Kucuk Mucizeler Dukkani
Elif Safak - Iskender
Hepsi de birbirinden farkli, degisik duygularla yuklu kitaplar. Ve cok keyif aldim hepsinden de.. Peki ne degisti? BUYUYORUM... Kaygilarimdan ariniyorum.. Kaygilarim azaldikca karsima cikan duygulari uclarda yasamiyorum, sahiplenmiyorum, cagrisimlar azaliyor ve o duygular canimi yakmiyor eskisi kadar. Buyumek guzelmis :) 30 yasindan sonra icimdeki cocugu buyutuyor kaygilarini gideriyorum, ama bu baska bir yazi basligi olabilecek kadar derin bir konu ;)
Subscribe to:
Posts (Atom)